Çin Komutanı ‘Türkleri Atlayın’ Emri Verdi! 😮 Askerler ‘Neden?’ Diye Sordu!
Çin Komutanı ‘Türkleri Atlayın’ Emri Verdi! 😮 Askerler ‘Neden?’ Diye Sordu!
Kore Savaşı’nda Tarihe Geçen Türk Zaferi: Kunuri’den Kumyangjangni’ye Uzanan Destansı Direniş
5 Bin Türk Askeri, 60 Bin Kişilik Çin Ordusuna Karşı: Dünyanın Unutamadığı Muharebe
Ocak 1951’de Kore’nin Kumyangjangni bölgesinde yaşanan çatışma, Kore Savaşı’nın en dikkat çekici askeri olaylarından biri olarak tarihe geçti.
Karşılarında yaklaşık 60 bin kişilik Çin kuvvetleri vardı.
Ancak karşılarında duran birlik, daha önce aynı güç tarafından kuşatılmış ve yok edilmesi beklenmiş olan Türk Tugayı’ydı.
İki ay önce Kunuri’de ağır saldırılar altında kalan Türk askerleri, bu kez savunma yapan taraf değil, saldırıyı yöneten taraftı.
Bu nedenle Kumyangjangni Muharebesi sadece askeri bir operasyon değildi.
Aynı zamanda bir hesaplaşmaydı.
Bir milletin askerlerinin dayanıklılığını, disiplinini ve savaş azmini tüm dünyaya gösterdiği tarihi bir andı.

Türk Tugayı Kore’ye Gidiyor
Kore Savaşı başladığında Türkiye, Birleşmiş Milletler kuvvetleri içerisinde Güney Kore’ye destek veren ülkelerden biri oldu.
Türk Tugayı, 1950 yılının Ekim ayında Kore topraklarına ulaştı.
Yaklaşık 5 bin askerden oluşan birlik, Cumhuriyet tarihinin ilk büyük yurtdışı askeri görevlerinden birini gerçekleştiriyordu.
Birliğin komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı idi.
Yazıcı, Çanakkale Savaşı’nda görev yapmış deneyimli bir komutandı.
Askerleri ise farklı bir savaş ortamıyla karşılaşmıştı.
Kore, Türk askerleri için tamamen yabancı bir coğrafyaydı.
Dil farklıydı.
İklim zorluydu.
Arazi bilinmiyordu.
Ancak Türk birlikleri kısa sürede disiplinleri ve savaş kabiliyetleriyle dikkat çekmeye başladı.
Amerikan birlikleriyle birlikte hareket eden Türk Tugayı, özellikle dayanıklılığı ve yakın muharebe yeteneğiyle öne çıktı.
Kunuri: Türk Tugayı’nın İlk Büyük Sınavı
Kunuri bölgesi küçük bir yerleşim yeri olmasına rağmen stratejik açıdan büyük önem taşıyordu.
Çünkü bölgedeki yollar, kuzey ve güney arasındaki askeri hareketlilik açısından kritik bir noktadaydı.
Bir bölgeyi kontrol eden taraf, orduların hareketini etkileyebiliyordu.
1950 yılının Kasım ayında Çin Halk Gönüllü Ordusu büyük bir saldırı başlattı.
Çin kuvvetleri beklenenden çok daha büyük bir güçle savaşa dahil olmuştu.
Birleşmiş Milletler birlikleri geri çekilmek zorunda kaldı.
Ancak geri çekilmenin düzenli gerçekleşebilmesi için bazı birliklerin zaman kazanması gerekiyordu.
Bu görev Türk Tugayı’na verildi.
Türk askerleri doğuya ilerleyerek Çin kuvvetlerinin hareketini durdurmaya çalıştı.
Fakat karşılarında beklediklerinden çok daha büyük bir güç vardı.
Beklenmeyen Düşman: Çin 38. Kolordusu
Türk birlikleri ilerlediklerinde küçük bir düşman grubu bekliyordu.
Ancak gerçek çok farklıydı.
Karşılarında Çin 38. Kolordusu bulunuyordu.
Yaklaşık 60 bin kişilik büyük bir kuvvet.
Çin birlikleri, Türk Tugayı’nın tecrübesiz olduğunu düşünüyordu.
5 bin kişilik bir birliğin kendilerinin karşısında uzun süre dayanamayacağına inanıyorlardı.
Ancak Türk askerleri geri çekilmedi.
27 Kasım’da başlayan çatışmalar kısa sürede şiddetlendi.
Türk birlikleri mevzilerini korudu.
Ağır silahlar kullanıldı.
Topçu desteği devreye girdi.
Çin kuvvetleri tekrar tekrar saldırıya geçti.
Ancak Türk savunması kırılmadı.
Üç Taraftan Kuşatma ve Tarihi Süngü Hücumu
28 Kasım sabahına gelindiğinde Türk Tugayı büyük ölçüde kuşatılmıştı.
Cephane azalıyordu.
Destek sınırlıydı.
Hava koşulları ise son derece ağırdı.
Sıcaklık -20 dereceye kadar düşmüştü.
Birçok birlik böyle bir durumda geri çekilmeye çalışırdı.
Ancak Türk komutanlığı farklı bir karar aldı.
Kuşatmayı kırmak için süngü hücumu yapılacaktı.
Bu karar büyük risk taşıyordu.
Gece karanlığında askerler sessiz şekilde hazırlandı.
Silahların ses çıkarmaması için önlemler alındı.
Ve ardından saldırı başladı.
Türk askerleri Çin hatlarına doğru ilerledi.
Yakın mesafe çatışmaları başladı.
Süngüler, el bombaları ve tüfek dipçikleri kullanıldı.
Sonunda Türk birlikleri kuşatmayı yararak geri çekilmeyi başardı.
Dünyanın Dikkatini Çeken Direniş
Kunuri’den sonra uluslararası kamuoyunda Türk Tugayı büyük ilgi gördü.
Çünkü birçok askeri uzman için bu olay beklenmedikti.
Kuşatılmış bir birlik, kendisinden çok daha büyük bir kuvvete karşı direnmiş ve savaşarak çıkmayı başarmıştı.
Bazı yabancı askeri değerlendirmelerde Türk askerlerinin özellikle yakın çatışmadaki başarısı vurgulandı.
Amerikan birlikleri, Türk Tugayı’nın kritik zaman kazandırdığını kabul etti.
Bu direniş, Birleşmiş Milletler kuvvetlerinin tamamen dağılmasını önleyen önemli unsurlardan biri olarak değerlendirildi.
Kumyangjangni: Roller Değişiyor
Ocak 1951’de Türk Tugayı yeniden saldırı görevine çıktı.
Hedef Kumyangjangni bölgesiydi.
İstihbarat raporları önemli bir bilgi içeriyordu.
Bölgede bulunan Çin birlikleri, Kunuri’de Türk askerleriyle savaşan aynı birliklerdi.
Bu kez durum tamamen değişmişti.
Daha önce Türkleri kuşatan güç, şimdi Türk saldırısının karşısındaydı.
25 Ocak’ta Türk birlikleri iki koldan ilerlemeye başladı.
Çin kuvvetleri yüksek bölgelerde savunma yapıyordu.
İlk saldırılar yoğun ateş altında kaldı.
Ancak Türk askerleri ilerlemeye devam etti.
Tank desteği ve hava saldırılarıyla Çin mevzileri zayıflatıldı.
Son aşamada yine yakın muharebe başladı.
Türk askerleri süngülerini takarak tepelere ilerledi.
Tarihi Zafer
Çatışmaların sonunda Kumyangjangni bölgesi Türk birliklerinin kontrolüne geçti.
Çin 150. Tümeni ağır kayıplar verdi.
Bu savaş, Türk Tugayı’nın Kore Savaşı’ndaki en önemli başarılarından biri olarak kayıtlara geçti.
Amerikan askeri gözlemciler, Türk birliklerinin saldırı gücünden etkilendi.
Çünkü bu sadece bir mevzi kazanımı değildi.
Aynı zamanda moral açısından büyük bir başarıydı.
Kunuri’de kuşatılan Türk askerleri, aylar sonra aynı düşman karşısında üstünlük sağlamıştı.
Türk Askerinin Kore’deki Mirası
Kore Savaşı boyunca yaklaşık 15 bine yakın Türk askeri görev yaptı.
Binlerce asker çatışmalara katıldı.
Türkiye önemli kayıplar verdi.
Şehitler verildi.
Yaralılar oldu.
Ancak Türk Tugayı, Kore’de askeri cesaret ve disiplin sembollerinden biri haline geldi.
Bugün Güney Kore’de Türk askerlerinin anısına büyük saygı gösterilmektedir.
Busan’daki Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı’nda hayatını kaybeden Türk askerleri yatmaktadır.
Onların hikâyesi sadece bir savaş hikâyesi değildir.
Bu hikâye, binlerce kilometre uzaktaki bir ülkeye giderek mücadele eden insanların fedakârlık hikâyesidir.
Sonuç: Sayı Değil Kararlılık Kazandırdı
Kunuri ve Kumyangjangni muharebeleri, Kore Savaşı’nın en çarpıcı bölümlerinden biri olarak hafızalarda kaldı.
Türk Tugayı sayıca üstün değildi.
En modern silahlara sahip değildi.
Ancak disipline, dayanıklılığa ve mücadele ruhuna sahipti.
Savaş tarihinin en önemli derslerinden biri şudur:
Zafer her zaman en büyük orduya ait değildir.
Bazen kazanan taraf;
En zor şartlarda bile geri adım atmayan,
Arkadaşını yalnız bırakmayan,
Görevini sonuna kadar yerine getiren taraftır.
Kore dağlarında Türk askerleri bunu tüm dünyaya gösterdi.
Ve yıllar sonra bile Kunuri ile Kumyangjangni isimleri, cesaret ve fedakârlığın sembolü olarak anılmaya devam ediyor.